12 Ocak 2012 Perşembe

MÜZZEMİL SÜRESİ


MÜZZEMİL SÜRESİ
  1. Ey giysisine bürünüp yatan
  2. Geceleyin kalk kısa bir süre hariç
  3. Gecenin yarısını ayakta ol yahut bundan biraz eksilt
  4. Yahut buna biraz ekle ve kuranı ağır ağır , düşüne düşüne oku
  5. Doğrusu biz senin üzerine çok ağır bir söz bırakacağız
  6. Şu bir gerçek ki yeni bir oluşa koyulmak üzere geceleyin kalkan yer tutma bakımından daha güçlü söz bakımından daha etkilidir
  7. Kuşkusuz gündüz boyu senin için yoğun bir uğraş vardır
  8. Rabbinin adını an ve tüm benliğinle ona yönel
  9. Doğunun ve batının rabbidir O Ondan başka tanrı yoktur Onu vekil et
  10. Onların söylediklerine sabret ve güzelce ayrıl onlardan
  11. Benimle o nimete boğulmuş yalanlayıcıları baş başa bırak Birazcık süre tanı onlara
  12. Bizim yanımızda bukağılar var cehennem var
  13. Boğazdan zor geçen bir yiyecek korkunç bir azap var
  14. O günde ki yer ve dağlar sarsılır ve dağlar eriyip akan bir kum yığınına dönüşür
  15. Biz size üstünüze tanık olan bir resul gönderdik Tıpkı firavuna bir resul gönderdiğimiz gibi
  16. ama firavun resula isyan etti de biz onu korkunç bir tutuşla tutuverdik
  17. Eğer gerçeği örtüp nankörlüğe saparsanız çocukları ak saçlı ihtiyarlara çeviren o günden nasıl korunacaksınız
  18. Gök bile o yüzden parçalanır onun vaadi gerçekleşmiştir.
  19. Bu bir öğüt verici düşündürücüdür Dileyen rabbine doğru bir yol edinir
    MÜZZEMİL SÜRESİ
  20. Rabbin kesinlikle biliyor ki sen gecenin üçte ikisinden daha azını yarısını üçte birini ayakta geçiriyorsun seninle beraber olanlardan bir gurup da öyle Allah geceyi de gündüzü de bir ölçüye bağlamıştır Sizin idrakinizle onu kuşatamayacağınızı bildi de size tövbe nasip etti O halde Kurandan kolay geleni okuyun Sizden hastalar olacağını bildi Bir kısmının yeryüzünde dolaşıp Allahın lütfundan birşeyler isteyeceklerini diğer Bir kısmının da Allah yolunda çarpışacaklarını bildi O halde Kurandan kolay geleni okuyun duayı yerine getirin zekatı verin. Güzel bir ödünçle Allaha ödünç verin . Öz benlikleriniz için önden gönderdiğiniz iyiliğin Allah katında hayrını daha çok ödülünü daha büyük olarak bulacaksınız. Allahtan af dileyin. Hiç kuşkusuz Allah çok affedici çok esirgeyicidir.

KALEM SÜRESİ


KALEM SÜRESİ
  1. NUN Yemin olsun kaleme ve yazanların satır satır yazdıklarına
  2. Ki sen cin tasallutuna uğramış değilsin rabbinin nimeti sayesinde
  3. Senin için kesintisiz bir ödül var
  4. Ve gerçekten sen çok büyük bir ahlak üzerindesin
  5. Yakında göreceksin onlar da görecekler
  6. Hanginizmiş fitneye tutulan deliren
  7. Senin Rabbin kendi yolundan kimin saptığını ve kimlerin doğruya güzele kılavuzlandığını en iyi bilendir
  8. O halde yalanlayanlara itaat etme
  9. İstediler ki sen alttan alıp gevşek davranasın da onlar da yumuşaklık göstersinler
  10. Şunların hiç birine eğilme uyma Çok yemin eden bayağı -alçak
  11. Alaycı Gammaz koğuculuk için dolaşıp duran
  12. Hayrı engelleyen sınır tanımaz saldırgan günaha batmış
  13. Kaba – obur bütün bunlardan sonra da soyu bozuk kötülükle damgalı
  14. Mal ve oğullar sahibi olmuş ta ne olmuş
  15. Ayetlerimiz ona okunduğunda şöyle der Daha öncekilerin masalları
  16. Yakında biz onun hortumu üzerine damga basacağız
  17. Biz onları o bahçe sahiplerini belalandırdığımız gibi belalandırdık. Hani onlar sabaha çıktıklarında bahçeyi kesin biçeceklerine yemin etmişlerdi
  18. Hiçbir istisna tanımıyorlardı
  19. Ama onlar uyumaktayken rabbinden gelen dolaşıcı bir afet bahçeyi dolaştı
  20. O simsiyah kesiliverdi
  21. Sabaha çıktıklarında birbirlerine seslendiler
  22. Hadi eğer biçecekseniz ekininize erken gidin
  23. Yola koyuldular aralarında fısıldaşıyorlardı
  24. Hey bugün oraya bir yoksul girip yanınıza gelmesin
  25. Sadece engellemeye şiddete güçleri yeten kişiler olarak erkenden vardılar
  26. Fakat bahçeyi görünce yahu biz yanlış gelmişiz dediler
  27. Hayır hayır biz mahrum edilenleriz
  28. Ilımlı olanı şöyle dedi Ben size söylemedim mi Tespih etseydiniz ya
  29. O zaman dediler ki Tespih ederiz seni ey rabbimiz Gerçekten biz Zalimler olduk
  30. Bunun üzerine birbirlerini kınamaya başladılar
  31. Yazıklar olsun bize dediler biz gerçekten azgınlarmışız
  32. Umarız rabbimiz bize onun yerine daha hayırlısını verir Biz de herşeyimizle rabbimize yöneliriz
  33. İşte böyledir azap Ahiretin azabı ise gerçekten çok daha büyüktür bir bilselerdi
  34. Takva sahipleri için Rableri katında nimetlerle dolu cennetler vardır
  35. Biz Allah'a teslim olanları suçlular gibi yaparmıyız
  36. Neniz var sizin nasıl hüküm veriyorsunuz
  37. Yoksa sizin bir kitabınız var da ondan ders mi görüyorsunuz
  38. Onda keyfinize uyan her şeyi rahatça buluyorsunuz
  39. Yoksa sizin lehinize üzerimizde kıyamete kadar uzanacak yeminler mi var da siz ne hükmederseniz oluverecek
  40. sor onlara böyle birşeye hangisi kefil
  41. Yoksa kendilerinin ortakları mı var eğer doğru sözlüler iseler çağırıversinler ortaklarını
  42. Baldırın çıplak kalacağı secde etmeye çağırılacakları gün onu da yapamayacaklar
  43. Gözleri yere eğilmiş benliklerini zillet kaplamıştır onlar sapasağlam oldukları zaman da secde etmeye çağrılıyorlardı
  44. Bu sözü yalanlayanla beni baş başa bırak Onları bilmedikleri yerden yakalayacağız
  45. Süre tanıyorum onlara Tuzağım gerçekten zorludur benim
  46. Bir ücret mi istiyorsun kendilerinden de onlar bir borç altında eziliyorlar
  47. Yoksa gayb yanlarında da onlar mı yazıyorlar
  48. Artık rabbinin hüküm vermesi için sabret Balığın dostu gibi olma Hani o öfkelendirilmiş bir halde yakarmıştı
  49. Eğer ona rabbinden bir nimet ulaşmasaydı horlanmış bir halde cascavlak bir yere atılırdı
  50. Fakat rabbi onu seçip yüceltti ve barışseverlerden yaptı
  51. O küfre sapanlar zikiri işittiklerinde az kalsın gözleri ile seni devireceklerdi bu tam bir cinlidir diyorlardı
  52. Oysaki o zikir alemler için bir öğütten başka şey değildir

ALAK SURESİ


ALAK SÜRESİ
  1. Yaratan rabbinin adıyla çağır
  2. İnsanı sevgi ve ilgiden yarattı
  3. Oku rabbin en büyük cömertliğin sahibidir
  4. Odur kalemle öğreten
  5. İnsana bilmediğini öğretti
  6. İş sanıldığı gibi değil insan gerçekten azar
  7. Kendisini her türlü ihtiyaçtan azade görmüştür
  8. Oysaki dönüş yalnız rabbinedir
  9. Gördün mü o yasaklayanı
  10. Bir kulu dua ederken
  11. Gördün mü ya o iyilik ve doğruluk üzere ise
  12. Ya o takvayı emrediyorsa
  13. Gördün mü ya şu yalanlamış sırt dönmüşse
  14. Bilmedi mi ki Allah gerçekten görür
  15. İş sandığı gibi değil eğer vazgeçmezse yemin olsun o alnı mutlaka tutup sürteceğiz
  16. O yalancı o günahkar alnı
  17. Hadi çağırsın derneğini
  18. Biz de çağıracağız zebanileri
  19. Sakın sakın ona boyun eğme secde et ve yaklaş.

19 Kasım 2011 Cumartesi

İkinci Sefer

        Yaşam tek yönlü uçak bileti değildir. Doğru iki nokta arasındaki en kısa mesafedir. Ölüm ile yaşam arasında tek bir nokta yoktur. Bu sebeple yaşam doğrular silsilesidir. Bu anlamda kader de dantel gibi işlenmiş doğrulardır.

Allah insanın bedenini bir kan parçasından yaratmıştır. Yaratıcılık mekanını annenin rahmine yerleştirmiştir. Yaşam salıncağında ruh bir gider bir gelir. İkinci sefer , seferlerin ilkidir.Sonu değildir.

Yaşarken Ölüyorum - Ölüyken Yaşıyorum


Doğar doğmaz ölmeye başlıyoruz. Her nefes alışımız yaşamsa her nefes verişimiz biraz ölüm. Ancak doğada enerjinin yokolmazlığı ilkesi var. Bu sebeple aslında üzülmemek lazım.Zira ölüm yok doğum da olmadı. Biyolojik kimliğimize takılmazsak aslında Allah'ın tezahürleriyiz bu dünyada.
"O" sebeple artamayız. Azalamayız da.

Hayy)at)

        Hayat , dünya ve içindekiler ile bir bütündür. Zaman ve çevre faktörünü teknolojik ve toplumsal değişim ve gelişimler ile topladığınızda elinize bir tutam yaşam ya geçer ya geçmez.
Hayat = Yaşam dersek hayat mutlu ve huzurlu yaşlanmadır aslında.
Yaşamak yaşlanmayı göze almaktır.
Geri dönmemeyi kabul etmektir. 
Umudu pişmanlıklara tercih etmektir.

De-ja-vu

          Hayatın kendisi mi dejavü yoksa biz mi. Asıl olan hayat mı yoksa insan mıdır? Hayat dediğimiz olgu insanlar , etkileşimler ve zamandan oluşmakta değil mi? O vakit dejavü dediğin şey umursamaz aklı ruhun uyarısı değil mi? Ruh uyarıcıdır çünkü ışıktan yapılmıştır.Zamanın ötesindedir.Zamana ve mekana gebe değildir. Doğmamıştır,doğurulmamıştır.[Kur'an - İhlas Süresi]